Onun Babası Değilim Ki, Niye Nasihat Edeyim! 'Benimle Oynar mısın' ve
'Sensiz Olmaz' gibi unutulmaz şarkıların yaratıcısı Bülent Ortaçgil: Teoman'dan
büyük olmam, ona ne yapması gerektiğini dikte etme özgürlüğü tanımaz!. *
Teoman'la sizi 3 sene önce Lütfi Kırdar'da dinlemiştim. Sonradan bu albüm
projesi nasıl oluştu? Biz 5 tane konser verdik; iki tanesini kaydettik. Lütfi
Kırdar konseri de kaydedilenler arasındaydı. Baştan 'Güzel çalarsak bunları
yayınlarız' diye düşünmüştük. Sonra zaman içinde dinleyerek bunların
yayınlanmasının iyi olacağına karar verdik. * Teoman şarkılarına aşina mıydınız
daha önce? Her yaptığını dinlemezdim ama tabii çok hit olmuş şarkılarını
biliyordum. Ama böyle bir proje olacağı zaman tüm albümlerini dinledim.
Seçtiğim Teoman parçaları arasında çok az insanın bildiği şarkılar da var. *
Ortak konserlerinizin öncesinde kafanızda nasıl bir Teoman imajı vardı? Bunun
ne önemi var ki? Herkes için hit olan şarkıları dışında, müzik için ne yaptığı
önemlidir benim için. Bir şarkı yazarı olarak, çoğunluk tarafından önemsenmemiş
ama bir şarkı yazarının dikkatini çekecek şeyleri vardır diye düşünmüştüm.
Nitekim öyle şeyler de var onda. TEOMAN KENDİSİNDEN SORUMLU * Bu albümün
konserleri de olacak mı peki? Hayır. Öyle bir amacımız yok ama çalmayız diye
bir kuralımız da yok. Her ikimizin de kendimize göre projeleri, programları
var. Özel olarak bir tur ya da konser programı düşünüp ayarlamış değiliz. *
Konserler ve albüm sırasında Teoman'a kızdığınız ya da yaşam tarzıyla ilgili
öğüt verdiğiniz oldu mu? Mesela Lütfi Kırdar'daki konserde çok sigara ve içki
içtiğini görmüştüm... Ben kimseye öğüt vermem, herkesin kendinden sorumlu
olduğunu düşünürüm. Yalnız bu Teoman'la ilgili son zamanlarda medyada gördüğüm
şeylerden de çok sıkıldım. Geçenlerde bir TV kanalında, bu albümün haberini
veriyorlardı. Konserler yerine Teoman'ın sağdaki soldaki görüntüleri yer
alıyordu. Herkesin bu işi kullandığını düşünüyorum. Herkes istediğini yapmakta
özgür; Teoman da aynen öyle! Hastalanırsa kendi hastalanacak, ben
hastalanmayacağım. Dolayısıyla ben onun babası da değilim. * Konserler
sırasında uyumlu bir baba-oğul görüntüsü yansıtıyordunuz... Bu konserleri
yapmaktaki amacımız; birbirini ardına gelen iki neslin birbirinin şarkılarını
söylemesiydi. Ben ondan bir nesil büyüğüm tabii. Ama bu bana ona ne yapmasını
dikte etme ya da nasihat vermek özgürlüğünü vermiyor. Hayatta kimseye nasihat
etmedim. Herkesin kendi bilinci ve istekleri doğrultusunda bir yaşam sürmesi
gerektiğine inanıyorum. Belki Teoman'ı Teoman yapan öyle şeyler ve bunlar
olmasa Teoman olmaz. Bunu bırakın, kendisi karar versin. APTAL DEĞİLİM,
TÜKETİLMEK İSTEMEM * Peki, Teoman'ın bu kadar sene var olmasını nasıl
değerlendiriyorsunuz? Teoman'ın beni ilgilendiren tarafı şu; Teoman da kendi
nesli içinde şarkı yazan insanlardan birisi! En önemlisi mi ona ben karar
veremem. Ama ortak tarafımız var. Şarkı yazıyoruz, gitar çalıyoruz, söz ve
müziği kendimiz yapıyoruz. Bu nedenle ortak çalışmanın orijinal olacağını
düşündük. Benden sonra bu tarz müziğin temsilcisi Teoman mı olur; onu hiç
bilmiyorum... * Siz dışarıdan bakıldığında geçimi zor biri gibi görünüyorsunuz.
Ama ikili çalışmalar yapıyorsunuz... Ortak çalışmayı becerebilen biriyim ben
aslında. Teoman'ı, Zuhal Olcay'ı bırakın; Fikret Kızılok'la birlikte şarkı
yazmış bir adamım! Dışarıdan sert görünen tarafım ise medyatik olmayışımdan
kaynaklanır. Televizyonlardan hoşlanmam; ortalıkta bütün hayatımın deşifre
olmasını istemem. Yazdığım şarkılar benden ön planda olmalı. İnsanlarla o
şarkılar aracılığıyla diyalog kurmalıyım. Beni her gün televizyonda görürseniz,
çabucak tüketirsiniz. O kadar aptal değilim; tüketilmek istemiyorum. Bugünkü
anlamda şöhret bana hiçbir şey ifade etmiyor. Sabah Gazetesi- Günaydın Eki - 03
Nisan 2007
ActivityRank: 2980